Ana Menü Yan Menü İçerik

ÇOCUĞUM VE BEN

ÇALIŞAN ANNEYİM

Geri Dön

Çalışan annelerin bir sorunu da iş yaşamında yaşadığı yoğunluk nedeni ile mutfaklarına yeteri kadar ilgi gösterememeleridir. Fakat işe yarar bir mutfak planı bu sorunu ortadan kaldırır.

Alışveriş listenizi mutfakta göz önünde bir yere asın. Yemek hazırlarken biten ve almanız gereken her ürünü üzerine not edin.

Alışveriş sırasında bir dahaki alışveriş zamanınıza kadar yetecek miktarda ürün satın almaya özen gösterin.

Alışverişte iken acil durum kurtarıcısı olarak donmuş sebze ve ton balığı alın.

 

Hafta sonu, haftanın ilk günleri için yetecek miktarda yemek yapın. Fakat ısıtılmış yemekleri 24 saat içinde dökmeyi unutmayın.

İşten geç çıktığınızda ve yemek yapmak için süreniz sınırlı olduğunda ızgara et, salata, ayran ve ekmekten oluşan hafif ve hızlı bir menüden yardım alın.

Yemek yapmak için çok geç kaldığınızda menemen, ayran ve ekmekten oluşan bir menü kurtarıcınız olacaktır.

Çocukların ve sizin haftada 2–3 kez balık tüketmesi gerekir. Evde balık yapma şansınız yoksa yemek yapmaya vaktiniz kalmadığı günlerde ailecek dışarıda ızgara balık yemeye gidebilirsiniz.

Acil durumlarda donmuş sebzeleri hızlıca pişirebilirsiniz. Çünkü çözdürülmelerine ihtiyaç yoktur.

Her evde zaman zaman görülen bir sorun olsa da, çocukların iştahsızlığı çalışan anneler için büyük bir sorun olabilir. Bütün gün boyunca annesinden ayrı kalan çocuk, özlemini gidermek için yemek yemeği unutabilir. Bu durumda ilk yapılması gereken iştahsızlığın nedeninin öğrenilmesidir. Çocuğunuzla ilgilenen kişiden çocuğun gün boyunca tükettiği besinlerin miktarlarını ve çeşitlerini not etmesini ve yemek yerken sergilediği davranışları gözlemlemesini isteyin. Elde edeceğiniz bilgiler size sorunun ne olduğuna dair ipuçları verecektir. Gün boyu abur cubur tüketen, ayaküstü atıştıran, yemeklerden önce şekerli besinler tüketen çocuklar genelde iştahsız olur.

Acil durumlarda annenin önce kendisini garantiye alması, daha sonra çocuğuna yardım etmesi önerilir. Eğer siz kendinizi huzurlu kıvama getirirseniz, çocuğunuza da huzur verebilirsiniz..

Herşeyin mükemmel olma zorunluluğu olmadığı gibi de anneliğin mükemmel olması söz konusu değildir. Önemli olan yaptığımız programa sadık kalmak, çocuğumuza ve kendimize sadık kalmak, elimizden geleni yaptığımıza inanmak. Etrafınızdaki annelerle kendinizi karşılaştırmayın.Unutmayın ki herkesin şartları, yaşantısı aynı değildir. Doğru olan kendimize en uygun olanı uygulamaktır. Buna inanarak hareket edersek başarılı olabileceğimiz gibi sağlıklı ilişkiler kurduğumuzu görerek mutlu oluruz.

Kentlerde yaşayan anneler çalışıyorsa bebeğini istediği zamanlarda emzirme olanağından yoksundur. ilk 4-6 ay sadece anne sütü bebeğin beslenmesi için yeterli olacağından anneye mümkünse ücretsiz izne ayrılması ya da işyerine yakın bebeği bırakabileceği bir yer (kreş) bulması önerilir. Bu koşullar sağlanamazsa, anne bebeği ile birlikte bulunduğu zamanlarda bebeğini sık emzirmelidir. Evden ayrılırken yeterli süre emzirmeli, bebek annenin eve döneceği saatlere yakın beslenmemelidir. Böylece bebek annenin çalışma saatleri içerisinde dolgunlaşan memelerini iştahla emerek boşaltır. Anne çalışma yerinde dolu olan meme terini steril el veya pompa yardımı ile boşaltabilir. Anne sütü oda sıcaklığında (15 – 24 derece)  6-8 saat, buzdolabında ise 24 saat bekletebilir. Süt verilmeden önce sıcak suda ılıtılır ve kaşıkla bebeğe verilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun annesi ile kurduğu ilişkinin niteliği, şekli ve çocukta uyandırdığı güven duygusudur. Çalışan anneler ev ve iş kadınlığının yanı sıra annelik görevlerini aksatmamak için çaba harcarlar. Bu çaba bazı annelerde çaresizlik duygusuna yol açar. Bu duruma düşmemek için sakin olup yapabileceklerimizi düşünmek  akıllıca  ve rahatlatıcı olacaktır..

Çalışma saatlerini  baz alarak düzgün bir program hazırlamak, çocukla geçirelecek zamanın kalitesini arttıracaktır. Babayı da bu programa dahil ederek hem yardım almış oluruz hem de çocuğun babay la olan ilişkisini geliştirmiş oluruz.

İş stresinin üstümüzdeki etkisini ve çocuğumuza yansıtmamızın etkisini azaltmak  için kendimize zaman ayıracak hobiler edinmeliyiz.

Çocukların ilk rol modellerinin sizler olduğunu  unutmayın. Çocuklar özellikle beslenme konusunda aile bireylerini örnek alır. Hiç sebze yemeyen, ayaküstü atıştıran ve düzenli beslenmeyen biri iseniz, çocuğunuzdan beslenme konusunda harikalar yaratmasını bekleyemezsiniz. Gün boyunca sizden uzakta kaldığı için akşamları sizi çok dikkatli gözlemleyecek ve yaptıklarınızı yapmaya çalışacak olan çocuğunuzun sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını istiyorsanız, başta siz ona örnek olmalısınız.

Çocuklar yaşam boyu sürdürecekleri beslenme alışkanlıklarını oyun döneminde (1–6 yaş) kazanırlar. Bu dönemde çocuğun doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Beslenmeye olan ilgisini arttırmak için alışverişlere onunla çıkabilir, sorumluluk duygusunun gelişmesi için sofra kurma-kaldırma gibi yapabileceği işleri ona yaptırabilirsiniz.

Çalışan annenin  bakıcı yardımı alması doğru bir karar olmakla beraber doğru bakıcıya karar verme süreçlerinde belli noktalara dikkat ederlerse kendileri ve çocukları için en sağlıklı seçimi kolaylıkla yapabilirler.

Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,
Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakmasını isteyin,

Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın, Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bildirin.

Karar verdiğiniz kişinin normal koşullarda çocuğunuz 3 yaşına gelene kadar sizinle çalışmayı düşünüp düşünmediğini öğrenin.

Böylece, çocuğunuz kreş yaşına gelene kadar bakıcı değiştirmek zorunda kalmazsınız.

Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,
Aile yaşantısının düzenli olmasına,
Dakik ve elinin çabuk olmasına,
Sevecen ve güleryüzlü olmasına,
Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,
Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli olmamasına,
Sorumluluk ve insiyatif sahibi olmasına,
İletişim becerisinin olmasına,
Kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine benzemesine,
Sabırlı olmasına,
Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,
Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının olmamasına,
Sigara içmemesine.